“Yavuz Sultan Selim kendisinin Allah'ın ve halkın hizmetkârı olduğunu ifade etmesi için küpe takardı. Benim de küpe takmamın anlamı budur” demiş.
Yavuz Selim bahsinin geçtiği hemen her kitapta, hükümdarın mutlaka kulağı küpeli bir tablosunun fotoğrafı da yeralır. Ama bu tablo aslında Yavuz 'a değil, İran Şahı İsmail'e aittir. ... Küpe, aslında Şah İsmail'e aitti ve Şah'ın inançlarıyla ilgiliydi.
sultanın küpe taktığına dair bir bilgiye rastlanılmaz. ... Nitekim 1473'te Otlukbeli'nde Fatih Sultan Mehmed ile savaşan Akkoyunlu Türkmenlerinde küpe takanlar vardı (Neşri Tarihi, II, 819-821).
Peygamberimiz döneminden itibaren bugüne dek kadınlar süslenmek amacıyla küpe kullanmışlardır. ... Müslüman erkeklerin ise kadınlara has süs eşyalarını kullanmaktan uzak durmaları gerekir. İslam alimleri, erkeklerin küpe vb. kadınlara özgü takıları takmalarını harama yakın yani mekruh saymışlardır.”
Hatta Babil ve Asya kavimlerinde küpe neredeyse sadece erkeklere has bir takıydı ve toplum içinde bir tür mevki, makam ve de rütbe göstergesiydi. Bunu, yapılan arkeolojik kazılar da doğrulamaktadır. Eski devirlerde denizci erkekler de küpe takarlarmış. Yalnız onların küpeleri altından veya değerli taşlardan olurmuş.
Sol kulağa takılır . Sağ kulağa takmak genelde eşcinseller ile bağdaştırılır.
Sol kulağa takılır. Sağ kulağa takmak genelde eşcinseller ile bağdaştırılır.
Alimler ortak görüş olarak kadınların kulaklarını deldirip süs eşyası takmasının caiz olduğunu söylerler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanından önce ve o zamanın içerisinde kadınlar küpe takmış ve bu devam ettirilimiştir. Kadınlar fıtrat gereği ziynet eşyaları ve süslenme hususlarında özenlidirler.
Bu itibarla da kulak deldirip küpe takmak, Müslümanların genel örfünde kadınlara ait bir süslenme tarzı olarak kabul görmüştür. ... İslam alimleri, erkeklerin küpe vb. kadınlara özgü takıları takmalarını harama yakın yani mekruh saymışlardır.”