DENEME -İNCELEME: Diyorlar ki (Sanatçılarla konuşmalar, 1918, yeni bas., 1972), Geçmiş Günler (fıkra, söyleşi, 1919), Tevfik Fikret (hayatı üzerine anılar, 1919), Ayrılıklar (İstanbul anıları, 1923), Damla Damla (mensur şiirler, 1929), Anafartalar Kahramanı Mustafa Kemal'le Mülâkât (1930), Boğaziçi Yakından (tasvirler, ...
Ünaydın, Rûşen Eşref. İstanbul : Kütübhâne-i Sûdî, 1919. 173 s.
Söyleşi ise, daha çok "sohbet" anlamı içerir. Ancak "mülakat" eski bir terim olduğundan, artık bunun yerine "söyleşi", gazeteciler tarafından daha çok benimsenmiştir.
Ruşen Eşref Ünaydın, Türk edebiyatına "edebî mülakat" türünü kazandırdı. 19 yıllarında Türk edebiyatının ünlü yazar, şair ve fikir adamlarıyla yaptığı edebî röportajları 1918'in sonlarına doğru "Diyorlar ki" adıyla kitaplaştırdı.
Sait Faik Abasıyanık, Mahkeme Kapısı Nemci Onur, Çanakkale Savaşları ve şehitler Abidesi, Çadır Tiyatrosu. Fikret Otyam, Doğudan Gezi Notları , Bir Karış Toprak için , Oy Fırat Asi Fırat. Tahir Kutsi Makal, iç Göç, Acı Yol.
Ruşen Eşref Ünaydın, 1916-1918 yılları arasında dönemin önde gelen edebiyatçılarından on sekizi ile eski ve yeni edebiyat hakkında sohbet havası içinde yaptığı görüşmeleri, daha sonra bir bütün halinde 1918'de Diyorlar ki adıyla neşretmiştir.
Yazarlık hayatı 1914'te başlayan Ruşen Eşref Ünaydın birçok gazete ve dergilerde, millî, edebî ve siyasî yazılar yayımladı. 1918 yılında Yeni Mecmua'da yayımlanan "Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal 'le Mülakat " başlıklı röportaj, Atatürk'ü Türk basınında tanıtan ilk yazı ve ilk röportaj oldu.
Ruşen Eşref ÜNAYDIN tarafından yazılan "Anafartalar Kumandanı Mustafa Kemal ile Mülakat" adlı kitabından faydalanılmıştır.
Çanakkale Savaşı'nın üçüncü cephesi olan Anafartalar Cephesi , 6 Ağustos 1915 tarihindeki Suvla Koyu civarında Müttefik kuvvetlerce yapılan çıkarma harekâtıyla başlamış ve hemen ertesinde Arıburnu Cephesi kuvvetleriyle birleşmiştir.
Röportajı yapan kişiye ise rapporteur denilmektedir. Röportaj için İngilizce'de interview sözcüğü kullanılır. Görüşmeyi yapana interviewer, görüşme yapı- lan kişiye ise interviewee denilir (Aziz 2002: 149). Röportajın gerçekleşebilmesi için konuşma partnerlerinin birbirlerini görmeleri gerekir.
Hamdullah Suphi, Türk edebiyatında “ hitabet ”, yani güzel konuşma sanatı denince ilk akla gelenlerdendir. Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyetin ilk yıllarında Meclis'te yaptığı coşkulu konuşmaları nedeniyle “milli hatip” ve “cumhuriyet hatibi” olarak tanınan bir siyaset adamı ve yazardı.
SON YAZILAR
Naturalizm nedir ve özellikleri?
Büyük istanbul Otogarını kim yaptı?
Rüyada kırmızı vişne görmek ne anlama gelir?
Netflix te aynı profilden kaç kişi izleyebilir?
Motor kulağı değişimi ne kadar?
Uçağım iptal oldu ne yapmalıyım?
Kadınlar namazda nasıl secde eder?
Word dosyasında nasıl kopyala yapıştır?
Kent pirinç unu nasıl yapılır?
Triger kayışı ile V kayışı aynı şey mi?