Hukuki bir terim olan münderecat , kapsam, içindekiler demektir.
tdk'daki tanımı “bir kitap, dergi, gazete, mektup vb.nin içinde bulunan konular veya kapsadığı şeyler“ şeklindedir. ... her ne kadar mündericat olduğunu iddia edenler olsa da türk dil kurumu'na göre aslı münderecat olan ve içerik/içindekiler anlamına gelen kelime.
Bir şeyin içine dercedilmiş şeyler, anlatılan şeyler, muhteva.
DERCETMEK – DERCEYLEMEK 1. Toplamak: Cihân-ı hikmetin derceylemiş hâl-i süveydâda / Hudâ bir nokta içre bir garîb iklîm göstermiş (Leskofçalı Gālib). 2. (Gazete, dergi vb. şeylere veya bir metne) Koymak, yazmak, kaydetmek: Dercetmişti nâmesine va'de-i vaslın (Şeyhülislâm Yahyâ).
Münhasır ; bir kimse ya da bir şey için ayrılmış, mahsus anlamı taşımaktadır. Bu insan ya da hayvan ile beraber eşyalar için de kullanılabilmektedir.
Özgün biçimleri tek heceli bazı Arapça kökenli kelimeler etmek, edilmek , eylemek, olmak, olunmak yardımcı fiilleriyle birleşirken ses düşmesine, ses değişmesine veya ses türemesine uğradıklarında bitişik yazılır : emretmek, menolunmak, cemetmek, kaybolmak; darbetmek, dercetmek, hamdetmek; affetmek, hissetmek, reddetmek ...
Dava , bir hakkın, devlet kanalıyla devletin organları olan mahkemeler vasıtasıyla kullanılmasıdır. Dava ; asli (başlıbaşına bir iddia olup, başka bir davayla ilgisi bulunmayan) ve feri (asıl davanın teferruatından olarak, diğer bir şey hakkında hüküm verilmesinin istenilmesi) olur.
Arapça kökenli bir kelime olan münhasıran kelimesi Türk Dil Kurumu sözlüklerine göre yalnız, özellikle anlamında cümle içerisinde zarf ögesi olarak kullanılmaktadır. Bunun dışında münhasırlık kelimesi ise Türk Dil Kurumu sözlüklerine göre münhasır olma durumu anlamına gelmektedir.
Özgün biçimleri tek heceli bazı Arapça kökenli kelimeler etmek, edilmek, eylemek, olmak, olunmak yardımcı fiilleriyle birleşirken ses düşmesine, ses değişmesine veya ses türemesine uğradıklarında bitişik yazılır : emretmek, menolunmak, cemetmek, kaybolmak; darbetmek, dercetmek , hamdetmek; affetmek, hissetmek, reddetmek ...
(Temyiz kudreti) demek iyiyi kötüden ayırtedebilme, bir eylem veya işlemin sonuçlarını sezebilme kudreti olduğundan buna Türkçede ( sezginlik ) ve (mümeyyiz) yerine de - ergin terimine parelel olarak - (sezgin) denilmiştir.
Davalı ya da eski adıyla müddeialeyh, hakkında hukuk davası açılan gerçek veya tüzel kişiye denir . Davacı tarafından mahkemeye sunulan dava dilekçesinde iddiaların yöneltildiği taraftır.
Kanun duruşmada mutlaka bulunmaları zorunlu olanları hükme katılacak hâkimler, Cumhuriyet savcısı, zabıt kâtibi ve Kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hâl¬lerde müdafii belirtmiştir. Bunların duruşmada olmaları şarttır.
SON YAZILAR
Sözel ağırlıklı meslekler nelerdir?
Facebook üye olduğum grupları nasıl görürüm?
Acikogretim ders muafiyeti nasıl oluyor?
Sıfır 1 4 sezon kaç bölüm?
Abi abla gibi sözcükler nasıl yazılır?
Lensin tersi düzü nasıl anlaşılır?
Askerlikte siyah bere ne anlama gelir?
Tolere nasil yazilir TDK?
Maklube yemeği hangi yöreye ait?
Kahve makinesinde sıcak çikolata yapılır mı?