Kruvaze : Tersi ve yüzü düzgün serj tarzında dokunmuş bileşik bir kumaştır. Sura: Atkı iplikleri diyagonal şekilde dokunmuş, düz veya perdahlı görünüşlü bir kumaştır. ... İplikler birbiri üzerine ve kumaşın her iki yüzünde çok sık olarak dokunmuştur.
Kruvaze kelimesi (croisé), Fransızcadan dilimize geçmiştir. Genellikle ceket veya yeleklerde ön parçaların birbiri üzerine kapanarak iliklendiği veya birbiri üzerine gelecek biçimde yapıldığı modeldir. Aynı zamanda elbise ve gömlek gibi parçalarda da birbiri üstüne geçen modeller de bu şekilde adlandırılır.
kruvaze dojiv (fr. crois d'ogives; ing. diagonal ribs, cross-vaulting; alm. kreuzbogen, kreuzgurten) birbirlerini çaprazlama olarak kesen ve aralarının örülmesiyle meydana gelen tanozun itme kuvvetlerini ayaklara nakleden sivri- kemer biçimindeki damarların teşkil ettiği çatkı.
MUHÂRİP – MUHÂRİB 2. Savaşmayı ve savaş tekniklerini iyi bilen, savaşmakta usta olan (kimse), savaşçı, cengâver: Meydân-ı harbe münhasır olmuş celâdeti / Türk'ün muhârib olmak evet eski âdeti.
Muhip kelimesinin üçüncü anlamı dost anlamına gelmektedir.
Mahlas Alma : Mahlas , şairlerin yazdıkları şiirlerde asıl adlarının yerine kullandıkları takma ada denir. Halk edebiyatında mahlas geleneğe bağlı uygulanan bir kuraldır. Aşıkların çoğunun asıl ismi unutulmuş, mahlasları isim olarak kullanılır olmuştur.
Edebiyatımızda XIII. yüzyıldan itibaren görülen mahlas kullanımı, bazı şairlerde birden fazla mahlasın benimsenmesi bazılarında ise farklı dönem ve divanlarda mahlas değişikliği şeklinde yer edinmiştir. Aynı geleneğin modern şiirde de zaman zaman devam ettirildiği görülür.
Halk Edebiyatında şairin mahlası şiirin son dörtlüğünde geçmesine tapşırma adı verilir. Örnek görmek istersen özellikle, Karacaoğlan ve Köroğlu'nun şiirlerine bakabilirsin. Mahlas, şairlerin kendi isimleri yerine kullanmak için seçtikleri takma isimlere denir . Divan Edebiyatı'nda da bu gelenek görülmektedir.
Şiiri oluşturan her bir satıra "mısra" ya da "dize" adı verilir. ... Şiiri oluşturan her bir satıra mısra dendiği gibi; -iki mısradan oluşan öbeklere beyit (daha çok divan edebiyatında kullanılıyordu)
Şiirde konuşan , olayları yaşayan ve okur tarafından sesi duyulan, şairin ürettiği kurgusal kişilik “söyleyici” olarak adlandırılır. Söyleyici, şiirde konuşan ; şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi /varlıktır.
Söyleyici; şiirde konuşan, şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi veya varlıktır. Şair , her şiirde bir söyleyici belirler.
SON YAZILAR
OSGB ceza puanı kaç olursa kapatılır?
Hatır saymak gönül almak ne demek?
Sg2 nereden kalkıyor?
Hz Hasan in soyundan gelenlere ne denir?
Bir evin net metrekaresi nasıl hesaplanır?
Pi Kare irrasyonel midir?
Tülin Şahin kiminle evli hamile mi?
DD ne demek Whatsapp?
Bursa otogardan Trilye ye nasıl gidilir?
Doğru beslenmenin sağlığımız açısından yararları nelerdir?
Tendürek Dağı hangi ilde?
Ghost Rider Spirit of Vengeance nerede çekildi?
Bebe yağı nerelerde kullanılır?
175 gram tereyağı ne kadar?
Akışı bozan cümle nedir?
Azgın Teke Otu günde kaç kez kullanılır?
KTM de kaç gün kalınır?
Tik yağı sağlığa zararlı mı?
Arel Üniversitesi Kayıt Yenileme Nasıl Yapılır?
Harita Kadastro Bölümü ne iş yapar?
1 Mbps kaç mb s?
Kirveye ne hediye alınır?
Roman türü edebiyatımıza hangi dönem girmiştir?
Bir Türk Lirası kaç Kore wonu dur?
Oksapar yan etkisi nedir?
Reparo büyüsü nedir?
Anıtkabir hangi hükümet zamanında yapıldı?
Osman Yağmurdereli ne kanserinden öldü?
Hacivat ve Karagöz kimdir nerelidir?
Canon yazıcı nasıl çevrimiçi olur?
Venüs çukuru nedir?
Tanzimat 1 dönem sanatçıları hangi akımdan etkilendi?
Adım uzunluğu kaç olmalı?
Kırbo ne demek?
Frenk üzümü Türkiye'de nerede yetişir?
Beykoz Konaklarinda kimler oturuyor?
iPhone 11 SAR değeri kaç?
Kuruçay neresi izmir?
Ekşi maya buzdolabında kaç gün saklanır?
Ateş düştükten sonra üstü örtülebilir mi?