İşmam , tecvit literatüründe “ الاشمام إنضَمام الشفتين بعد السكون إشارت إلي الضم ( İşmam , sükûndan sonra ötreye işaret etmek üzere dudakları önde yummaktır.)” (Karabaşî,Şeyh Abdurrahman, Tecvid, İstanbul 1309/1891, s.9) şeklinde tanımlanır.
Bir harfin sesini belli belirsiz çıkarma, genizden ve hafifçe söyleme.
Tul , dört elif miktarı kadar uzatarak okumak olarak ifade edilebilir. Kasr, bir elif miktarı çekerek okuma şekli olarak bilinmektedir. Tevassut; iki veya üç elif miktarı çekerek okumak olarak bilinmektedir. Dudakları ileriye doğru uzatmak ise işmam olarak bilinmektedir.
Sözlükte “birine bir şeyi koklatmak; kibirden dolayı başı yukarıda yürümek; bir şeyden yüz çevirmek” anlamlarındaki işmâm , “vakıf durumunda zammeyi sessiz olarak dudaklarla göstermek ve vakıf sebebiyle meydana gelen sükûnu icra ettikten sonra zammeyi belirtmek üzere dudakları ileriye doğru toplamak” demektir .
Revm , sesin üçte birlik kuvvetiyle harekeyi okumaya denir. Revm kesra ve damme harekede yapılır . Fetha harekede , bu harekenin zayıflığı sebebiyle revm yapılmaz.
Meyl kökünden türeyen ve "bir şeyi bir tarafa doğru eğmek, yatırmak, meylettirmek" anlamına gelen imâle , sarf ve kıraat ilimlerinde "fethayı kesreye ve elifi yâ'ya yaklaştırarak seslendirmek" demektir. Arap dilinde aslolan fethalı harfi dudakları açarak (feth ile / imâlesiz) telaffuz etmektir.
Kuranda تسهيل nedir ? Teshîl; kolaylaştırmak, yumuşak hale getirmek anlamındadır.
Tûl (uzun), tevassut (orta), kasr (kısa). Tûl , dört elif miktarı , tevassut iki elif miktarı , kasr, bir elif miktarı çekmek demektir. Medd-i ârız olan kelimenin son harfi esireli ise, dört vecih câizdir: Tûl , tevâssut, kasr ve revm.
İmale ; bir şeyi bir tarafa eğmek, meylettirmek anlamındadır. Tecvîd ilminde, fethayı kesreye ve elif'i yâ'ya meylettirerek seslendirmeye denir. Elif-i Mümale, imale olunan elif demektir . Bu harf, elif ile yâ arasında (elif'i yâ'ya meylettirmek suretiyle) okunan bir harftir.
3- Kasr ( قَصْر ): 1 elif miktarı uzatmak. 4- Revm ( رَوْم ): Harekeyi zayıf bir şekilde belirtmek. revm denir. (Harekenin üçte ikisi gizlenir biri okunur.)
Meyl kökünden türeyen ve "bir şeyi bir tarafa doğru eğmek, yatırmak, meylettirmek" anlamına gelen imâle , sarf ve kıraat ilimlerinde "fethayı kesreye ve elifi yâ'ya yaklaştırarak seslendirmek" demektir. Arap dilinde aslolan fethalı harfi dudakları açarak (feth ile / imâlesiz) telaffuz etmektir.
ط , ج , قف : Bu üç harf, الوقف أَوْلَى diye isimlendirilirler. Yani durmak evlâ geçmek caizdir. Bu üç vakf işareti kısaca قلى şeklinde ifade edilir. قلى = وقف kelimesinden ق harfi, أَوْلَى kelimesinden لَى'nin bir araya gelmesi ile oluşan bir isimlendirmedir.
Medd-i ârız olan kelimenin son harfi esireli ise, dört vecih câizdir : Tûl, tevâssut, kasr ve revm. Üzerinde durulan kelimenin son harf'i ötüreli ise, yedi vecih câiz olur: Tûl, tevassut, kasr, tûl ile işmâm, bir de revm.
Medd-i muttasıl, med harfi ile hemzenin aynı kelimede bulunmasıdır. Medd-i muttasıl'ın en az iki elif yaklaşık beş hareke kadar uzatılması vaciptir. Fakat Asım kıraatine göre dört elif miktarı uzatılır .
Meyl kökünden türeyen ve "bir şeyi bir tarafa doğru eğmek, yatırmak, meylettirmek" anlamına gelen imâle , sarf ve kıraat ilimlerinde "fethayı kesreye ve elifi yâ'ya yaklaştırarak seslendirmek" demektir. Arap dilinde aslolan fethalı harfi dudakları açarak (feth ile / imâlesiz) telaffuz etmektir.
İmale (Çekme): Aruz ölçüsünde hiçbir zaman üç açık hece (ünlü ile biten hece) yan yana bulunmaz. ... Bu nedenle Türkçe sözcükleri aruz kalıplarına uydurmak için kimi zaman açık bir hece uzatılarak kapatılabilir. Buna imale denir. Divan ve Tanzimat şiirinde imale kusur sayılmamıştır.
SON YAZILAR