Mahlas , müstear isim, tapşırma ve kalem adı; şair ve yazarların gerçek isimleri yerine kullandıkları takma adlardır. Mahlas daha çok şairler, müstear yazarlar ve tapşırma da âşıklar için kullanılır.
Tapşırma , halk şiiri geleneğine ait bir terimdir ve “şiirin son dörtlüğünde ozanın mahlasını söylemesi” olarak tanımlanabilir. Şairin ad veya mahlas kullanması sadece halk edebiyatına mahsus bir gelenek değildir. Divan ve tekke edebiyatlarında, şairlerin on üçüncü yüzyıldan itibaren, mahlas kullandığını görmekteyiz.
Bir kimsenin ikinci adı. Edebiyat terimi olarak, eskiden sanatçıların yapıtlarında kullanmak için aldıkları ikinci isme mahlas denir. Mahlas kullanmaya tahallüs, mahlasın geçtiği beyite de mahlas beyti denirdi.
Özet: Divan şiirinde şairler çoğunlukla asıl isimlerinin yerine mahlas denilen sanat isimlerini kullanmışlardır. Türk edebiyatında İran tesiri ve Şeyhî ile birlikte başlayan bu gelenekte şairler, çoğunlukla tek mahlas kullanmışlardır.
Şiirde konuşan, olayları yaşayan ve okur tarafından sesi duyulan, şairin ürettiği kurgusal kişilik “ söyleyici ” olarak adlandırılır. Söyleyici , şiirde konuşan; şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi /varlıktır.
Şarap anlamına gelen Bâde özellikle tasavvuf edebiyatında "Aşk" manasında kullanılır. ... Rüyada içilecek olan bade , şarap, şerbet, su gibi içilecek bir mai olabileceği gibi elma, nar, ekmek, üzüm gibi herhangi bir yiyecek de olabilir. Aşık edebiyatında bade içme rüya motifi bir gelenek icabıdır.
Tapşırma ise bu mahlasların don dörtlüklerde geçirilmesine verilen addır. Her bir divan edebiyatı şairi bu mahlaslarını şiirlerde geçirir. Bunun konumu da genelde şiirlerdeki son dörtlükte yer alır. Bu da tapşırma ismi ile anılır.
Mahlas Alma: Mahlas , şairlerin yazdıkları şiirlerde asıl adlarının yerine kullandıkları takma ada denir. Halk edebiyatında mahlas geleneğe bağlı uygulanan bir kuraldır. Aşıkların çoğunun asıl ismi unutulmuş, mahlasları isim olarak kullanılır olmuştur.
Şiirde konuşan, olayları yaşayan ve okur tarafından sesi duyulan, şairin ürettiği kurgusal kişilik “ söyleyici ” olarak adlandırılır. Söyleyici , şiirde konuşan; şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi/varlıktır.
Anahtar Kelimeler: Yahya Kemal, Şiirde Ses , Modern Şiir , Derûnî Âhenk, Saf ve Konuya Yaslanan Şiir . Yahya Kemal is undoubtedly one of the founding poets of modern Turkish literature.
Ercişli Emrah, Âşık Kerem, Âşık Sümmanî, Âşık Şenlik bunlardandır. demektedir. Duygusal bir yapıya sahip olup ruhunda şairlik olan bazı kimseler bade içmeyi önemli bir ihtiyaç olarak hisseder.
Bade Özellikle tasavvuf edebiyatında "Aşk" manasında kullanılır, önemli bir yeri vardır. ... İnanışa göre aşık olmak için ya usta yanında yetişmek ya da mutlaka "pir" elinden bade içmek gerekir.
Âşıklar tarafından genellikle on bir hece ile yazılan / söylenen, çağdaşı yahut kendilerinden önce yaşamış olan şairlerin mahlaslarına ve onları niteleyen birtakım vasıflarına yer verilen şiirlerdir.
*Halk şairleri mahlaslarını son dörtlükte kullanır. Âşıklar dilinde bunun adı tapşırmadır.
Hayatı hakkında ayrıntılı bilgi bulunmayan âşığın Avşar boyundan olduğu ve babasının Âşık Yusuf olduğu bilinmektedir. Aruz ve hece ölçüleriyle şiirler yazmıştır. Tahsili bulunmaktadır (Arı 2009: 2015). Mahlas olarak adı olan Hamit'i kullanmıştır.
Şiirde konuşan, olayları yaşayan ve okur tarafından sesi duyulan, şairin ürettiği kurgusal kişilik “ söyleyici ” olarak adlandırılır. Söyleyici , şiirde konuşan; şairin sesini ve söyleyişini emanet ettiği kişi/varlıktır.
SON YAZILAR